Smoothie: Serinletici ve sağlıklı

Zayıflama Yorum Yok »

Sıcak günlerde serinlemek için hafif ve sağlıklı bir içecek arıyorsanız size önerimiz smoothie olacak. Yoğurt ya da sütle taze meyvelerin blender’dan geçirilmesiyle hazırlanan bu leziz karışımı diyet yapanlar da keyifle içebiliyor.

Malum sıcaklıklar arttıkça ‘Ne içsem de serinlesem’ diye düşünüp duruyoruz. Buz gibi içecekler, dondurmalar derken işte tam da bu noktada sizi serinleten ve tekrar tekrar içmek isteyeceğiniz bir şeyden bahsetmek istiyoruz: Smoothie!

Dondurmayı veya yoğurdu içecek kıvamında hazırlayıp evinizde rahatlıkla yapabileceğiniz bir lezzet bu. Bu kıvamı koyu içecek serinletici olmasının dışında, besin değeri açısından da zengin.

Amerika’da son trend sağlıklı beslenme adına smoothie içmek. Meyve dışında kullandığınız malzemenin yağsız olanlarını kullanırsanız günlük vitamin gereksiniminizi karşılarken, formunuzu da korumanızda size yardımcı olacaktır. Ayrıca kilo problemi olanlara hatırlatmak isterim ki oldukça tok tutar.

ŞEKER YERİNE BAL KATIN

Bugün evinizde de rahatlıkla hazırlayabileceğiniz bazı tarifler vermek istiyoruz. Smoothie hazırlamak için tek gerekli şey iyi bir blender! Malzeme olarak ise meyve, tatlandırıcı olarak ise şeker yerine bal veya pekmez, kıvam için de dondurma veya yoğurt hiçbiri yoksa o zaman sütle buz gerekli. Tercihler ise tamamen size kalmış. Bizim favorimiz kesinlikle yoğurtla hazırlanan smoothieler.

Dilediğiniz meyveyi, dondurma veya yoğurtla çırptınız mı içeceğiniz hazır! Verdiğimiz tariflerin dışına rahatlıkla çıkabilirsiniz. Sevmediğiniz bir malzemeyi başka bir meyveyle değiştirebilir ya da tamamen kendi tarifinizi oluşturabilirsiniz. Ancak küçük bir hatırlatma: Smoothie’nizde mutlaka mevsim meyvelerini kullanın.

HAZIRLAMASI ÇOK KOLAY

Tarifler büyük boy tek bir bardak için...

Zaten bu içeceğe de şöyle kocaman bir bardak yakışır! Malzemelerdeki meyvelerin kabuklarını soyup dilimleyin. Blender’a kat kat yerleştirin. Örneğin bir kat bir meyveyi, üzerine dondurmayı, arkasından başka bir meyveyi...

En üste sıvı olan malzemeyi ekleyin ve blender’in çırpma düğmesine basın. Yaklaşık yarım dakikada tüm malzeme tamamen birbirine karışıp pürüzsüz olana kadar çırpın. Karıştırma işlemini bitirdiğinizde üzerinde de nefis bir köpük oluşacaktır. Hızlı bir şekilde bardağınıza aktarıp afiyetle için.

Son olarak birkaç küçük öneri:

Kullanacağınız meyvelerin ham olmamasına dikkat edin. Meyve suyu ilave etmeniz gerekiyorsa, hazır paket meyve suları kullanmak yerine katı meyve sıkacağında taze olarak sıkıp kullanın. Smoothie’de kullanacağınız meyveleri bir gece önce buzluğa koyabilirsiniz. Bardaklarınızı da buzlukta bekletebilirsiniz.

Kahvaltı saati için Muzlu smoothie
1 adet muz
1 adet şeftali
1 yemek kaşığı fındık ezmesi
2 top dondurma
1/4 bardak süt

Pembe smoothie
Yarım bardak çilek
1/4 bardak frambuaz
4 yemek kaşığı yoğurt
1 tatlı kaşığı pekmez

Akşamüzeri keyfi Havuç smoothie
2 adet havuç l 1/4 zencefil
1 adet elma (Bu meyveleri katı meyve sıkacağından geçirip suyunu sıkın)
2 yemek kaşığı yoğurt
Yarım ananas
2 top dondurma

Ananaslı smoothie
4 dilim ananas
2 dilim kavun
2 top dondurma
1 yemek kaşığı bal

Elmalı ve şeftalili smoothie
1 adet elma
2 şeftali
2 top dondurma
3 yemek kaşığı yoğurt
1 tatlı kaşığı tarçın

Yemek veya yemek sonrası Portakallı smoothie
1 kabuksuz portakal
1/4 bardak soğuk beyaz şarap
Yarım bardak buz
50 ml krema
Yarım ananas
Bir top kaymaklı dondurma

Ferahlamak için Naneli smoothie
1 avuç nane yaprağı
4 adet kivi
1 adet elma
2 yemek kaşığı yoğurt
1 top dondurma
1/4 bardak buz

Karışık meyveli smoothie
3-4 adet kayısı
6-7 adet çilek
1 adet muz
1 adet elma
Yarım bardak yoğurt
8-9 adet küp buz
1 yemek kaşığı bal

Kahve niyetine
3 top dondurma
1 tatlı kaşığı Türk kahvesi
1 muz
1/4 bardak yağsız süt
Bir avuç buz

Ruhun da detoksa ihtiyacı var

Zayıflama Yorum Yok »

YAZA HAZIRLANIRKEN RUHUNUZU ARINDIRIN

Sisli-puslu, kasvetli kış günlerini artık geride bırakıyoruz. Bahar, canlılığı ve tazeliği ile yaşamı dört bir yanından kuşatıyor. Mevsim, doğada canlanmayı, yenilenmeyi de beraberinde getiriyor. Kış boyunca alınan kilolar, yaşan iş stresi ve benzeri sorunlardan oluşan depresyon hali yazın enerjisi ile son buluyor. Reem Nöroloji Merkezi’nden Doktor Mehmet Yavuz, ruhunuzu arındırmanın yöntemlerini bakın nasıl anlatıyor…

Günlük hayatın kişide oluşturduğu stres hali, kış ayları boyunca alınan kilolar ve benzeri sıkıntılar kimi zaman depresyon sebebi olabiliyor. Belirtiler fark edildiği durumda kişinin kendini sorgulaması gerektiğini belirten Dr. Mehmet Yavuz, yaz aylarının stres, depresyon ve kilolardan arınmak için çok iyi bir fırsat olduğunu vurguluyor. Dr. Yavuz “Yaşantımızda dikkat edeceğimiz ufak detaylar, beslenme alışkanlığımızdaki değişiklikler kışın depresyon sebebi olabilecek kilolardan kurtulmanın ve daha stressiz bir hayat yaşamanın anahtarı” diyor ve tüm bu detayları şöyle sıralıyor:

İLK ADIM STRESTEN ARINMAK

Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, yaşam kalitemizi düşüren stresten kurtulmak için günlük hayatımızda uygulayabileceğimiz küçük değişikliklerin büyük faydası olabileceğini açıklıyor.

Derin Nefes Alın

Sırtınız dik olarak oturun veya ayakta durun. Yavaş ve derin derin nefes alın. Havanın vücudunuza dolması ile birlikte karnınız şişecektir. Nefes alışınızı hissetmek için elinizi karnınıza koyun. İçinizi mümkün olduğunca havayla doldurduktan sonra birkaç saniye süreyle nefesinizi tutun. Şimdi bir mum üflüyormuş gibi nefesi dudaklarınızın arasından verin. Nefesin vücudunuzdan dışarı çıkarken hissettiğiniz duygu üzerinde yoğunlaşın. Bu işlemi dört-beş kez tekrarlayın ve sonra da birkaç dakika sakince oturun.

Hobilerinizi günlük hayatınıza dahil edin

Sevdiğiniz işlerle uğraşmak stresi azaltmanıza yardımcı olacaktır. Nelerden hoşlandığınıza karar verin ve bunları düzenli olarak yapmaya çalışın.

Küçük egzersizleri hayatınıza katın

Daha önce düzenli egzersiz yapmadıysanız yavaş yavaş başlayıp giderek seviyesini arttırabilirsiniz. Egzersize, arabanızı gideceğiniz yerin uzağına park etmekle, asansöre binmek yerine merdivenleri kullanmakla başlayabilirsiniz.

Yaşamınızı daha aktif bir hale getirin

Evde bahçe veya ev işleri ile uğraşın. Kısa bir yürüyüş bile stresle baş etmenizde oldukça yardımcı olacaktır. Daha aktif olmak için neler yapabileceğinizin listesini yapın. Her hafta veya iki haftada bir listenize yeni şeyler ekleyin.

Depresyonu yenmenin tam zamanı…

Olumsuz hayat şartları, alınan kilolar gibi birçok sebep ile ortaya çıkabilen depresyon hali, çağımızın hastalığı haline geliyor. Rahatsızlığı kişinin hayattan zevk alamama ve enerji kaybı olarak tanımlayan Dr. Mehmet Yavuz, yaz mevsimi ile birlikte depresyon sebebi olacak olumsuzlukları hayatımızdan çıkarmanın çok daha kolay olacağını önemle vurguluyor ve yapılması gerekenleri şöyle özetliyor:

Pozitif düşünün

Olaylara çok yönlü bakabilmek, nedenlere takılmadan çözüme odaklı düşünmek, yılgınlık duygusunu asla yaşamamak, yaşanan her olaydan bir ders çıkarmaya çalışmak size iyi gelecek…

Beslenme alışkanlığınızı değiştirin

— Sabah kahvaltısı yapın. Öğün atlamayın, ara öğünlerle günlük öğün sayınızı arttırın. Söz gelimi iki tabak yemek yiyecekseniz tabağın birinin yemek değil, salata tabağı olmasına dikkat edin.

— Açık büfe restoranlarından uzak durun. Siparişlerinizi mümkünse tezgâhtaki yemekleri görmeden verin.

— Bol bol su için.

— Mümkünse her gün aynı saatte kalkın.

— Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bir şey yemek istemeyecektir.

Egzersizi yaşamınızın bir parçası haline getirin

- Sporu hayatınıza dahil etmek için özen gösterin. Egzersize vakit bulamadığınız ya da kısıtlı zaman ayırabildiğiniz takdirde ise günlük hayatınıza daha enerjik ve aktif hale getirebilecek ufak detaylar katın.

- Açık hava yürüyüşlerini ve oksijenin yoğun olduğu yerleri tercih edin.

- Kısa mesafelerde aracınızı kullanmayın, yürümeye özen gösterin.

- İşyeriniz, eviniz asansörlü ise kullanmayın, merdivenleri kullanın.

- Özellikle masa başı işiniz var ise arada yerinizden kalkıp ofisi dolaşın, gün içinde vücudunuzu hareketsiz bırakmayın.

- Her gün mutlaka duş alın. Önce sıcak, sonra soğuk geçişlerde vücudunuza jimnastik yaptırın. Suyun terapi yapıcı etkisini unutmayın.

Aşırı spor ve diyet kısır yapabilir

Zayıflama Yorum Yok »

Kadınların son yıllarda uyguladıkları ağır diyet ve sporla bünyelerindeki yağ oranını tükenmeye yakın hale getirdikleri için hamile kalmakta zorlandıklarını belirten uzmanlar, kısırlığın gelecek yıllarda 2 katına çıkacağının tahmin edildiğini kaydediyor.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yaralı, aşırı zayıflığın da aşırı şişmanlıkta olduğu gibi kısırlığa yol açabileceğini belirterek, kadınları, spor ve diyet yaparken aşırıya kaçmamaları konusunda uyardı.

Türkiye’de gebe kalmadan önce kadınların muayeneden geçme alışkanlığı olmadığını kaydeden Yaralı, gebe kalmanın planlanması gerektiğini vurguladı. Planlama sayesinde Hepatit B aşılarının tamamlanabileceğini, vücudun ihtiyaç duyduğu folik asit gibi vitamin takviyesinin yapılacağını, şeker hastalığının kontrol edilebileceğini bildiren Yaralı, bu sayede gebeliğin sağlıklı olacağını kaydetti.

Kadınların, son yıllarda uyguladığı ağır diyet ve spor programlarının bünyelerindeki yağ oranını tükenmeye yakın hale getirdiğini söyleyen Yaralı, bunun hormonları olumsuz yönde etkilediğini ve adet düzensizliklerine yol açtığını söyledi.

“SPOR YAPALIM DERKEN KISIR KALMAYIN”

Yaralı, “Kadınlar spor yapalım derken haftada 40 kilometre koşarak, vücutlarındaki yağ oranını düşürüyor, daha sonra hamile kalmakta zorlanıyorlar” diye konuştu. Yaralı, kısırlığın gelecek yıllarda 2 katına çıkacağının tahmin edildiğini ifade etti.

Kısırlık için bir diğer olumsuz faktörün ise şişmanlık olduğunu söyleyen Yaralı, obezitenin ve aşırı yağlanmanın da kadın bünyesinde tahribata yol açtığını dile getirdi. Yaralı, “hamilelikte az kilo alma modasının sakıncalı” olduğunu da vurgulayarak, hamilelikte en az 8, en fazla 20 kilo alınmasının ideal olduğunu kaydetti.

Erkek ve Bayanlarda Saç Dökülmesinin Nedenleri

Genel Yorum Yok »

Pek çoğumuz erkek tipi kellik ile testosteronun ilişkili olduğu düşünür. Aslında testosteronun tek başına saç dökülmesine sebep olmadığı bilimsel çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.

Erkeklik hormonu olarak bilinen testosterenin Alfa-5 redüktaz adlı enzimin, testostereni etkileyerek kötü kolesterol olarak bilenen DHT ( dihydroxytestesteron) üretmesi sonucunda saç dökülmesi dediğimiz süreç yaşanır.

Testosteren seviyesi kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Burada dikkat edilmesi gereken konu, testosteren seviyesinin kendisi değil, üretilen DHT'dir. Çünkü saç köklerimiz DHT'ye karşı son derece duyarlıdır. Kadınlarda DHT üretimi erkeklere göre daha azdır ama kadınlara mahsus saç dökülmesine sebep olabilir.

Saç dökülmesine sebep olan diğer nedenler arasında tiroid hastalıkları, şeker hastalığı, çinko ve demir eksikliği, stres, vücudu aşırı zorlayan diyetler, böbrek ve karaciğer hastalıkları sayılabilir.

Kadınlarda görülen saç dökülmesinde ise gebelik, yumurtalıkda oluşan kistler, hormonal bozukluklar başlıca sebepler arasında gösterilebilir.

Ancak unutmamak gerekir ki, günde 100 saç teline kadar dökülme normaldir.

Saç Nedir, Saçın Yapısı Nasıldır?

Zayıflama Yorum Yok »

Aslında çoğumuzun düşündüğü gibi canlı değildir saçlarımız. Saç derimizin hemen altında bulunan foliküller (kesecikler) ise canlıdır. Bu foliküller kan ve folikül içindeki yağ bezleri tarafından beslenmektedir.

Saçlarımızın sağlığı aslında genel sağlığımızın yerinde olmasına da bağlıdır. İyi beslenememe saç dökülmesinin önemli sebeplerinden biridir. Bu yüzden vücudumuzun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinin düzenli olarak alınmasının önemi büyüktür. Ayrıca, vücudumuzda ki herhangi bir hastalıkda saç sağlığımızı yakından ilgilendirmektedir. Başımızda, kişideki saç sıklığına bağlı olarak 100 ila 150 bin arasında saç folikülü bulunmaktadır. Bu foliküllerden çıkan saçlar yaklaşık 18 ila 24 ay boyunca, aynı kökten gelen bir başka tele yer vermek üzere dökülmeden önceye kadar uzamaktadır.

Günde 100 saç teline kadar dökülme normal kabul edilmektedir. Bir saç teli üç ana ögeden oluşmaktadır. Bunlar Kütikül, Korteks ve Medulla'dır. Saçın dış tabakası ve saçı koruyan bölümdür Kütikül. Orta tabakayı korteks ve iç tabakayıda medulla oluşturur. Saç teli üç ögeden oluşsada, ağırlık kortekstedir. Saça rengini veren melanin pigmenti korteksde bulunmaktadır. Yeterli ölçüde melanin üretilemediğinde beyazlaşma başlar. Bu yüzden beyazlaşmanın kesinlikle dökülme ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Aynı şekilde saç şeklinin de dökülme ile bir ilintisi bulunmamaktadır. Saça şeklini veren korteksin şeklidir. Pek çok uzvumuzda olduğu gibi genetik faktör saçlarımız içinde geçerlidir. Örneğin bir bayan yada erkeğin saçlarının kıvırcık saç yada düz saç olması da buna bağlıdır.

Zayıflama (Kilo Alma - Kilo Verme)

Zayıflama Yorum Yok »

Eğer vücudumuza giren enerji, vücudumuzun harcadığı enerjiden daha fazla ise kilo alımı başlar (şişmanlık). Bunun tersi durumda da kişi kilo kaybeder (zayıflama). Bu çok basit bir gerçek olduğu halde (ve hemen hemen herkes tarafından bilinmesine karşı), peki neden insanlar kilo verme konusunda başarılı olamıyorlar? Bunun temellerine göz attığımızda, alışkanlıklarımızın ve psikolojik etkilerin karşımıza çıktığını görüyoruz.

Zayıflamak isteyen bir kişinin şunu hiç aklından çıkarmaması gerekiyor. İnsan vücudunu biyonükleer bir makine gibidir ve belirli bir yaştan sonra kilo almaya daha yatkındır. Kilo vermek çoğu zaman yeterli olmamakta ve verilen kilolar tekrar alınmaktadır (hatta daha fazlası). Bunun için kilo vermekten daha çok beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmeye odaklanmalıyız. Zayıflamayı, beslenme kültürü çerçevesinde ve kesinlikle uzun vadeli olarak düşünmemiz gerekmektedir. Zayıflama konusunda çevre önemli bir etkiye sahiptir. Zayıflama yöntemleri çoğu zaman çevrenin desteğiyle başarılı olabilmektedir.

Sağlıklı beslenme konusunda kendimizi bilinçlendirmemiz kadar, yaşadığımız insanların da bilinçlenmesi son derece önem taşımaktadır. İnsanların birbirlerine sağlayacağı moral destek, spordan, iş yaşamına her alanda başarıya giden yolda bize önemli avantajlar sağlar. Sigara içen birisinin yanında oturduğumuzda nasıl etkileniyorsak, devamlı olarak yemek yeme alışkanlığı olan ve bunu aşırı kalori değeri olan yiyeceklerle gerçekleştiren kişilerin yanında bulunduğumuzda da aynı şekilde olumsuz etkileşiriz.

Kültürümüzde misafire verilen değer ve misafirperverlik olarak size sunulan pasta, kek vs. çevre faktörüne güzel bir örnektir. Burada bizim payımıza düşen şey, Sağlıklı beslenme için hayır diyebilmeyi öğrenmemizdir. Şunu unutmamak gerekir ki, kilo vermekten daha önemli olan şey sağlıklı kiloya indikten sonra onu korumaktır. Önemli olan hızlı zayıflama değil kalıcı zayıflamadır. Bunu gerçekleştirmek ise sanıldığından daha zordur. Her şeyden önce bilinçli ve son derece kararlı olmak gerekmektedir.

Gene yeme alışkanlıkları incelendiğinde, aynı sigarada olduğu gibi, çoğu kişinin yeme-içme işine bir rahatlama ve psikolojik kaçış noktası olarak gördüğü gerçeği ortaya çıkmaktadır. Zamanla bu iş, bir kısır döngüye dönüşmekte, kilo alan kişi, bu kez de kendini rahatsız ve suçlu hissederek ne yazık ki, sağlık açısından hiç de yararlı olmayan diyetlere ümit bağlamaktadır.

Kilosunu korumak isteyenlerin dikkat etmesi gereken bir başka konu da, yüksek glisemik endeksli gıdalardan uzak durmakdır. Ekmek gibi yiyecekler tüketildiklerinde kan şekerimiz önce hızlı bir şekilde yükselir ve daha sonra da hızla geri düşer. Kan şekeri düşen kişi de çareyi yeniden bir şeyler yemekte bulacaktır. Bu kısır döngüden kaçınmak için, kan şekerimizi yavaş yavaş artıran lifli yiyecekler tüketmemiz doğru olacaktır.

Son olarak şunları belirtmekde fayda var. Kilo vermek istiyorsanız, her şeyden önce, kilo almanıza sebep olabilecek bir hastalığınız olup olmadığını teşhis ettirmek, imkanlar dahilinde ise bir doktora veya diyetisyenin fikrini almak doğru hareket tarzı olacaktır. Ayda 4 , maksimum 5 kilo vermenin sağlıklı zayıflama olduğunun bilincine varmak son derece önemlidir. Sağlıklı ve kalıcı kilo vermenin, ancak oluşturulacak bir yaşam tarzıyla ve bilinçle mümkün olacağı gerçeğini görmek en iyi başlangıçtır.

Sağlıklı bir yaşamın, ancak bilinçle olabileceği gerçeğinden hareketle, sizlere vitamin ve mineraller hakkında kısa ve öz bilgiler de vermek istiyoruz. Kilo vermek isteyenler içinde son derece önemli bu bilgiler, yaşamımızı sağlıklı bir biçimde sürdürebilmemiz için de büyük önem taşıyor.

 

fx15 fx15 biber hapi Oyun